Doğadan Gelen Sağlık
Kategori: Naturel Sifa
ADAÇAYI:
Adaçayı sıkça içildiğinde tüm bedeni güçlendirir, kalp krizi tehlikesini azaltır ve kötürümlüklerde çok yaralıdır.
Gece terlemelerinde ve aşırı terlemelerde, lavanta çiçeğinin yanı sıra, yardımcı olabilecek tek bitkidir. Gece terlemesine neden olan hastalığı iyileştirir ve bu hastalıkla el ele giden aşırı güçsüzlüğe, canlandırıcı etkisi sayesinde son verir. Hastalık sonrası güçsüzlük hallerinde başarıyla kullanılabilir.
Kramplarda, omurilik rahatsızlıklarında, beze hastalıklarında ve organ titrekliklerinde büyük bir başarıyla kullanıyorlar. Yukarda belirtilen hastalıklarda, günde 2 su bardağı çay yudumlanarak içilmelidir.
Adaçayı, hasta karaciğeri de çok olumlu etkiler, onunla ilgili tüm rahatsızlıkları giderir ve gazları yok eder. Kan temizleyici etkisi vardır. Solunum organlarını ve mideyi balgamsı salgılardan temizler, iştah açıcıdır. Mideyi ve bağırsakları rahatlatır, gazların dışkılanmasını sağlar.
Kramp çözücü etkisi sayesinde, ishalde çok rahatlatıcıdır. Böcek sokmalarında, sokulan bölgeye adaçayı yaprağının tozu uygulanır. Adaçayı, dıştan uygulandığında, yaprağın tozu uygulanır. Adaçayı dıştan uygulandığında (Çalkalama ve Gargara), bademcik iltihabı, boğaz hastalıkları, diş iltihaplanmaları, yutak ve ağız boşluğu iltihaplanmalarında veya ülserlerinde özellikle önerilir.
ANANAS:
Vücudumuzun albümin sindirimini destekleyen bir enzim olan Bromelain içerir. Daha önemlisi beyne giden kan yollarını temizler ve beynin kan dolaşımını arttırır.
Badem demir, kalsiyum, B1, B2 vitaminleri ve C vitamini bakımından zengin bir meyvedir. Uzmanlar zekasından memnun olmayan ve yüzündeki renksizlikten şikayet edenlere, sürekli baş ağrısı çekenlere badem yemelerini önermektedirler.
BAL:
Yüzyıllardır soğuk algınlığı ve öksürüğün tedavisinde kullanılır. Bir tatlı kaşığı kekik ile yendiğinde astıma iyi geldiği söylenir. Yatmadan önce yenecek olan bir kaşık bal rahat uyumanızı sağlar. Aynı zamanda dezenfektan ve antiseptiktir.
BAMYA:
Kabızlık tedavisi ve bağırsakların düzenli çalışması için faydalıdır.
BALIK:
Uskumru, sardalya gibi balıklar Omega 3 taşır ve hormonumsu bir madde sayılan prostaglandinleri üretir. Bu sayede beyin fonksiyonları, iyi bir görüş, öğrenme yeteneği ve koordinasyon için kaçınılmazdır. Egzama gibi rahatsızlıkların da iyileşmesinde yardımcı olur.
BİBERİYE:
Dolaşım ve sinir sistemini aktif hale getirir. Yaşlı insanlarda damar sertliğine bağlı hafıza zayıflıklarında etkili olarak kullanılır. 16yy’da gut ve romatizma hastalığından acı çeken
Macaristan kraliçesi Elizabeth biberiye suyu ile yaptığı banyolar sayesinde sağlığına kavuşmuştur. İyi bir uyarıcı olan biberiye saça canlılık ve parlaklık verir,saçın uzamasını hızlandırır.
BÖĞÜRTLEN:
Hafif kabız edici özelliği olmakla beraber,dişeti,bademcik ve boğaz iltihaplarında,ishal ve basura iyi gelir.
CİVAN PERÇEMİ:
- İdrar söktürücü, mide ve bağırsak gazlarını giderici ve iştah açıcıdır. Kan dolaşımını arttırarak vücuda zindelik verir.
-Ayrıca ağrı kesici ve spazm çözücü özelliğe sahiptir.
ÇİLEK:
Vücudu kuvvetlendiren bir meyvedir. Soğuk algınlığını önler, idrar söktürür ve vücutta biriken suyu boşaltır. Bağırsakları çalıştırır. Diyet yapanlara ve şeker hastalarına tavsiye edilir.
Ancak alerjik bünyelerde kızarıklık ve kaşıntıya yol açabilir!...
DEFNE:
Güzel kokulu ve iştah açıcı olmasından dolayı mutfaklarımızda, balık, et yemeklerinde ve çorbalarda lezzet verici baharat olarak kullanılır.
Sindirim bozukluklarına, uykusuzluğa,romatizmaya,halsizlik gibi rahatsızlıklara iyi geldiği söyleniyor.
DEREOTU:
Bu bitkinin sadece yaprakları değil, tohumu da kullanılır. Yaprakları salatalara ve bazı yemeklere tat vermesi için kullanılır.
Tohumu ise bazı keklere, tatlılara, salatalara konur. Mide zayıflığına ve uykusuzluğa karşı kullanılır.
C vitamini, lif ve fotokimyasallar bakımından oldukça zengindir. Likopin diye isimlendirilen bir antioksidan sadece domateste var. ..
Yaşlılarda psikolojik ve fizyolojik sağlık için çok büyük önem taşır.
Cilde tazelik verir, hazmı kolaylaştırır. Asitli bir sebze olması nedeni ile pişme sırasında
C vitaminini korumasına yardım eder. Domates olgunlaştıkça besin değeri artar.
DUT:
Beyaz dut yaprakları idrar söktürür. Aç karnına yenen beyaz dut bağırsak kurtlarını düşürür. Mide ve bağırsakları rahatlatır. Kara dut ise ağız ve boğaz iltihaplarına iyi gelir.
EBEGÜMECİ:
Ebegümeci çayı demlenip, özellikle mukoza iltihaplarında, gastrit, mesane iltihabı, mide ve bağırsak mukoza iltihabında ve ağız boşluğu iltihabında olduğu kadar, mide ve bağırsak ülserinde de başarıyla kullanılabilir. Ama bu son iki hastalık için, arpa ile karışık bir çorba hazırlamak gerekmektedir. Önce arpa kaynatılır ve soğuduktan sonra bitki yaprakları eklenir.
Ayrıca, akciğer balgamlanmalarında, bronşiyal nezlede, öksürük ve aşırı ses kısıklığında özellikle önerilir.
Gırtlak ve bademcik iltihabı ve ağız kuruluğunda da başarıyla kullanılabilir. Bitki, sümüksel özelliğinin yitirilmemesi için, geceden soğuk suya koyularak demlenmelidir. Günlük kullanım için 2 veya 3 bardak ılıklaştırıp, gün boyunca yudumlanarak içilmelidir.
Nefes darlığına yol açan akciğer amfizemi bile ebegümeci çayı ile iyileştirilebilir. Bu durumda, günde en az 3 bardak çay içilmeli ve süzüldükten sonre geriye kalan yapraklar iyice ısıtılarak bronşların ve akciğerin üstüne geceleyin kompres olarak uygulanmalıdır. Oldukça ender görülen gözyaşı azlığı durumunda da, gözlere ebegümeci banyosu ve kompresi uygulandığında, çok iyi sonuçlar alınabilir.
Kaşınan ve yanan yüz alerjilerinde de, yüzü ılık ebegümeci çayı ile yıkamak rahatlatıcıdır.
ENGİNAR:
Magnezyumlu yapısı ile ciğerlere etki eder. Uzmanlar tam kapasite çalışan bir karaciğer ve safra kesesinin beynin sağlığı için önemli olduğunu savunmaktadırlar. Bol bol tüketin.
Sinirleri güçlendirir. Zihin yorgunluğuna iyi gelir.
İdrar söktürerek vücudun rahatlamasını sağlar. Karaciğer şişkinliklerinde yenmesi tavsiye edilir.
Kansızlığa iyi gelir. Romatizma, mafsal kireçlenmesinde yararlanılması gereken bir meyvedir.
FESLEĞEN:
Hindistan kökenli olup nanenin ve kekiğin akrabasıdır. Rahat bir gece geçirmek için güzel bir fesleğenli çorba ve fesleğenle demletilmiş bir içecek kadar yararlı ne olabilir ki? Emziren annelere sütlerinin çoğalması için tavsiye edilir. İştah açar...
Ayrıca öksürük kesici,hazımlığı ve baş dönmelerini giderici özelliği vardır..
FINDIK:
![]()
Fındık lif, protein ve vitamin açısından oldukça zengin, yararlı bir
yağ deposudur.Bedeni ve zihni yorgunluklarını giderir..
Hamilelik ve variste tavsiye edilir.. Badem, fıstık, ceviz selenyum açısından son derece zengindir...
GREYFURT:
C Vitamini yönünden zengindir.Karaciğerin normal çalışmasını sağlar.Hazmı kolaylaştırır.Vücutta biriken suyu ve zehirli atıkları atmaya yardımcı olur.
Akciğer ve göğüs rahatsızlıklarında faydalıdır.
HARDAL:
Dolaşımı canlandırır,soğuk algınlığına karşı korur,depresyona ve uyuşukluğa iyi gelir. Hardal tohumu suyu göğüs enfeksiyonlarına, romatizmaya ve artrite faydalıdır. Zehirlenmelerde bir fincan suya bir kaşık hardal konarak içildiği takdirde kusturur.
HAVUÇ:
![]()
100 gramı 40 kalori içerir. Mineral tuzlar, şekerler, fosfor, kalsiyum, sodyum, potasyum, magnezyum, demir ve başta A olmak üzere B, C ve E vitaminleri, karaton ve karotin esansı içerdiği için, tek başına bedenimizin günlük gereksinimlerini karşılar.
Görme bozuklukları, baş dönmesi, düşük tansiyon, bitkinlik gibi rahatsızlıkları iyileştirir. Bronşları açar, kuru öksürüğü keser ve bağırsakları yumuşatır.
HURMA:
Hurmada B vitamini, potasyum, kalsiyum ve demir bulunur.
Yapısındaki kompleks karbonhidratlar hurmayı çok yararlı bir meyve konumuna sokuyor.
IHLAMUR:
Ihlamurun yatıştırıcı, idrar söktürücü, terletici ve uyku düzenleyici özellikleri vardır. Şifalı bitkiler arasında önemli bir yeri olan ıhlamurun ilaç içmesi sakıncalı hamile kadınların soğuk algınlığı, grip gibi rahatsızlıklarında etkili olarak kullanıldığı görülmüştür.
Soğuk algınlığına karşı en iyi doğal ilaçtır. Vücudu terleterek ateşi düşürür ve öksürüğü keser. Özellikle bal karıştırılarak içildiğinde hastalığa karşı vücudu güçlendirir. İçerisinde bol miktarda su bulunduğu için organizmanın su ihtiyacını karşılar.
ISIRGAN OTU:
![]()
Karaciğer ve safra kesesi hastalıklarında, dalak hastalıklarında, solunum sistemi balgamlanmasında, mide kramplarında ve ülserlerinde, bağırsak ülserlerinde ve akciğer hastalıklarında öncelikle önerilir.Çayından faydanlanmak için, çay hazırlanırken, yapraklar yalnızca haşlanır...
Isırgan otu, koruyucu olarak da günde bir bardak içilebilir. Mikroplu hastalıklarda ve mikrop salgılanan hallerde de bitki çok iyi bir yardımcıdır. Belirli bir yaştan sonra bedendeki demir miktarı azalmaya başlar. Bu nedenle, yorgunluk ve bitkinlik halleri görülür, kişi yaşlandığını düşünmeye başlar ve verimliliği giderek azalır. Işte bu durumlarda, demir içerikli taze ısırgan otu ile çok olumlu sonuçlar alınabilir.
Bir ısırgan otu küründen sonra, kişi kendini çok kısa bir süre içerisinde eskiye oranla çok daha rahat hisseder, enerji ve çalısma gücü geri gelir, dış görünüm olarak da belirgin bir düzelme başlar. Safrakesesi rahatsızlığı ve kansızlık durumlarında da bitki çayı fayda sağlayacaktır.
Ödemlerde, ısırganotu bedendeki fazla sıvıyı emerek büyük yararlar sağlar.
Kan yaptırıcı özelliği sayesinde, kansızlık solgunluklarında, alyuvarlar eksikliğinde, anemi de yardımcı olur. Herhangi bir alerji rahatsızlığı çekenler(bahar nezlesi gibi) uzun bir süre ısırgan otu çayı içebilirler.
Bitki, soğuk algınlığına yatkınlığı önler, romatizma ve gut hastalıklarında yardımcı olur.
KARANFİL:
Mikropları öldürür. Ağrıları dindirir. Sinirleri uyarır. Hazmı kolaylaştırır. Koku giderir. İştah açar.
KAVUN, KİRAZ:
Her iki meyve de hemen hemen aynı özellikleri taşır, idrar söktürerek böbrekleri ve kanı temizlerler.
Sinirleri yatıştırarak iyi bir uyku verirler. Cildin pürüzsüz olmasında rol oynarlar. Kavun akciğer veremi ve kansızlıkta yaralıdır.
Uzmanlar şeker hastaları ile bağırsak ülseri olanlara tavsiye etmiyorlar.
KAYISI:
![]()
Sinirleri güçlendirir ve uyku verir. Beyin yorgunluklarına ve kansızlığa iyi gelir.
Kabızlık çekenler kayısıyı taze ya da kuru olarak yerlerse iyi gelecektir.
Cilt güzelliği için bire birdir. Antioksidan özelliği ile vücudu serbest radikallere karşı korur.
KEKİK:
Antiseptik, iştah açıcı, tansiyon yükseltici özelliği vardır. Kaynar suda bekletilerek yapılan kekik suyunun birçok hastalığa iyi geldiği söyleniyor.
Doğadan Gelen Şifa
Kategori: Naturel Sifa
![]()
Natürel Şifa kategorisinde,birçok bitkinin doğal mucizeleri yer alıyor..Geçenlerde bu kategoriye eklediğim ilk yazıdan kalan,bu ikinci bölümünü de bugün ekleyebildim..Alfebetik sıraya göre düzenlediğim bitki listesi ‘K’harfinden kaldığı gibi devam ediyor...
KEREVİZ:
![]()
Gut hastalığını ve romatizmayı iyileştirir. Tok tuttuğu için diyet yapanlara özellikle önerilir. Cinsel gücü artırır. A,B,C vitaminleri,fosfor ve çeşitli madensel tuzlar içerir..
KUŞBURNU: Çok yoğun vitamin zenginliği nedeniyle gözlerin dostudur.Vücuda dirilik sağlar.
KIRMIZI BİBER:![]()
Bulaşıcı hastalıklara karşı etkili. Vücudun özellikle bulaşıcı hastalıklara karşı olan direncini artırıyor. Portakaldan daha fazla miktarda C vitamini içeren bu sebze, aynı zamanda içerdiği beta karoten ile bağışıklık sistemimizi güçlendiriyor. Kırmızı biber mide suyu ve tükürük oluşumunu artırır, sindirimi kolaylaştırır, romatizma, mafsal ve diş ağrılarını azaltır, krampları giderir, kolera ve azaltır ve kanser tedavisinde kullanılır. Terlemeyi artırır, gut hastalıkları başta olmak üzere bir çok hastalığa iyi gelir.Kanser riskini serinlik verir (sıcak iklimlerde kullanılmasının nedenlerinden birisi budur), öksürük ve boğaz ağrılarını gidermede(gargara olarak) kullanılır, sinir hastalıkları için doğal yatıştırıcıdır,vücuttaki aşırı yağ ve kolesterol birikiminin önlenmesini sağlar. Antibakteriyel etkisi ile hastalıkların önlenmesinde de etkili olan kırmızı biber ülkemizde ağırlıklı olarak Kahramanmaraş, Gaziantep ve Şanlıurfa olmak üzere Güney ve Güneydoğu illerinde fazlaca tüketilir.
KİRAZ:Aspirin yerine kiraz. Kiraz yemek ağrıların dindirilmesinde aspirinden çok daha etkili oluyor. 20 kirazda 12-25 miligram arasında antosiyanin bulunduğu ve bu maddenin ağrı kesici etkisinin aspirinden on kat daha fazla olduğu görüldü. Kirazda bulunan antosiyanin maddesinin E ve Ca vitaminlerine benzer antioksidan etkiler yarattığına da tanık olundu. Nair'e göre,günde 20 kiraz yemek bir aspirin almakla özdeş etki yaratıyor. Nair kirazdaki antosiyaninin tablete dönüştürülmesine çalışıyor.
KİVİ: ![]()
Bir kivide, bir portakalda olan C vitamininin iki katı vardır. Potasyum bakımından da zengindirler. Sindirimi kolaylaştırır ve kabızlığı önler.
LAHANA:![]()
Lapası göğüse uygulandığında öksürüğe,alt karna uygulandığında ise sistite iyi gelir. Bağışıklık sistemini güçlendirerek enfeksiyonları önler. İdrar söktürücü, toksin atıcı ve antiseptiktir.
LAVANTA: İdrar söktürücü ve ağrı kesicidir. Safrakesesi rahatsızlıklarında etkilidir. Kalp atışlarını düzenler, kan basıncını düşürür. Kuvvetli bir bitki olmasından dolayı kesinlikle fazla kullanılmamalıdır.
LİMON: Turunçgiller ailesinin en önemli üyelerinden birisidir. İyi bir mineral deposu olan limonda A, B1, B2, B3 ve özellikle C vitamini bulunuyor. Limon, damar sertliği ve enfeksiyonlarına karşı yararlıdır. kan dolaşımını da düzenler. Sabahları aç karına yarım bardak suyla karıştırılarak içilen limon suyu,aşırı asitlerin tahriş ettiği mide mukozasını yatıştırır.
Grip ve soğuk algınlığında bir limonun suyu bir tatlı kaşığı ve bir su bardağı ılık su ile karıştırılarak içildiğinde rahatlatıcı etki yapar. Tuzlu su ile karıştırılıp içilirse karaciğeri,sindirimi ve kalp atışlarını olumlu etkiler.
MANTAR:![]()
Diyet yapanlar tarafından özellikle tercih edilen bir besin türü. Bunun nedeni ise kalorisinin son derece düşük olması. Bununla birlikte kolesterol ve karbonhidrat hiç yoktur. Ayrıca yaşlılar için gerekli olan potasyum ve fosfor değerleri çok yüksektir. B3 vitamini ve folik asit yönünden de çok zengindir.
MAYDANOZ:
Yaprakları, sapı, tohumu ve kökü kullanılır. Tatlılar hariç salata, çorba dahil her tür yemeğe, zevke göre istenilen miktarda konabilir. Karaciğeri ve dalağı olumlu yönde etkilediği söyleniyor. İştah açar, hazmı kolaylaştırır. İçinde bol miktarda C vitamini bulunur.
MELİSA (oğulotu):
Kendine has uçucu yağları ruhsal bunalımlara, sinirsel rahatsızlıklara iyi geliyor. Stresten kaynaklanan baş ağrılarına karşı etkilidir. Melisa çay ve bitkisel su olarak içilebilir.
MISIR: ![]()
Protein, yağ ve çeşitli şekerler içerir. Otuz altı biçimde kullanılır. Meksikalılar ondan alkollü içki bile yaparlar. Mısır püsküllerinin yatıştırıcı ve idrar söktürücü özelliği vardır. Mide, bağırsak için tahriş edici olmadığından sakınca görmeden kullanılmaktadır. Ama ne durumda olduklarını bilmeden mısır püsküllerini gelişi güzel kullanmayın..
MUSKAT:
(Küçük Hindistancevizi)Bu bitkini ana yurdu Moluk Adalarıdır. Küçük hindistancevizi etlere, böreklere ve keklere çok yakışır,hatta sıcak şaraba katılır. Sindirimi kolaylaştırması için bebek mamalarında kullanılır. Küçük hindistancevizi bütün olarak alınmalı ve gerektiği kadar rendelenmeli. Uzmanlar uyku probleminiz varsa bir bardak sütün içerisine bir bıçak ucunun dörtte biri kadar h.cevizi tozu ilave etmeyi tavsiye ediyorlar. Fazlası zararlıdır.
NANE:
Nane çay olarak içildiğinde mide ve bağırsak gazlarını, ishal , mide bulantısı ve kalp çarpıntılarını önleyici etkisi vardır. Mide ülseri olan kişilerin bu çayı dikkatli kullanması gerekir. Taze ya da kuru olarak yemeklerde, soslarda ve salatalarda tatlandırıcı olarak kullanılır.
PAPATYA: ![]()
Çocuklara özellikle, kramplarda ve karın ağrılarında papatya çayı içirilebilir. Papatya çiçeği, gaz birikiminde, ishalde, deri döküntülerinde, mide rahatsızlıklarında ve balgamlanmalarda yardım eder. Ayrıca, adet görme aksaklıklarında, adet görememe hallerinde ve daha başka nitelikteki, dölyatağı (rahim) şikayetlerinde, uykusuzluk, testis iltihabı, yüksek ateş, yara ve diş ağrılarında yardımcı olabilir. Papatya, terletici, sakinleştirici ve kramp çözücü etkilere sahip olmasının yanı sıra, her tür iltihaplanmalarda ve özellikle mukoza iltihaplarında dezenfeksiyon ve iltihap kurutucu olarak kullanılabilir. Göz ve gözkapağı iltihaplarında, kaşıntılı ve akıntılı deri döküntülerinde dıştan kompres ve yıkama olarak, diş ağrısında gargara olarak ve ayrıca yaraların yıkanmasında kullanılır. Bir olay yüzünden kızgınlığa kapıldığınızda veya sinirlendiğinizde, hemen bir bardak papatya çayı içiniz; kalbiniz zarar görmeden, hemen sakinleşeceksiniz. Ağrılı bölgelere, kurutulmuş papatya ile doldurulmuş sıcak yastıklar koymak (Bitki Yastığı) da özellikle önerilir. Yatıştırıcı etki içeren papatya banyoları ve yıkanmaları da tüm sinir sistemini en iyi biçimde etkiler. Ağır hastalıklardan, bitkinlik hallerinden sonra kendinizi çok iyi hissetmeye başlayacak ve rahatlayacaksınız.
PATATES:
Çiğ olarak cilt ülserlerine ve kesiklere iyi gelir. Baş ağrısına karşı rendelenmiş ya da halka halka doğranmış patatesi, yanaklarınıza koyun. Kaynatılmış kabukları tansiyonu düşürür. Mide ülseri, kabızlık ve hazımsızlık sorunlarında da suyundan faydalanılır.
PIRASA:![]()
Pırasada B vitamini, demir, kalsiyum, fosfor, magnezyum, potasyum gibi mineraller bulunur. En büyük özelliği tok tutmasıdır. Özellikle diyet yapanlara önerilir. Kansızlık, romatizma, gut ve damar hastalıklarına karşı doğal ilaçtır. Cildi güzelleştirir, kanı temizler ve toksinlerden arındırır, bağırsakları yumuşatır..
REZENE:
Genellikle sakinleştirici, gaz ve sancı giderici özelliktedir. Süt veren annelerde sütü arttırır. İdrar söktürür yaprakları yaraların iyileşmesini kolaylaştırır..
ROKA:
Yaprakları kanı temizler ve kan dolaşımını düzenler. Vitamin ve mineral bakımından çok zengin olduğundan vücudun direncini arttırır. Yaprakları ve tohumu öksürüğü keser, iştah açar.
SAFRAN:![]()
Sinir sistemini uyararak vücuda kuvvet verir. Kabız etkisi vardır, adet söktürücüdür.
SARIMSAK:
Halk arasında doğal ilaç olarak bilinir. Çiçek köklü sebzelerden biri olan sarımsak, hücrelerin yaşaması için gerekli olan özler içerir. Sarımsak doğadaki en güçlü panzehirlerden biridir. Günümüzde bağırsak parazitleri tedavisinde kullanılıyor. Aynı zamanda hipertansiyona karşı da etkili koruma sağlıyor. Uzmanlara göre çok sarımsak yemek tehlikeli olabilir. Aşırı doz anemi, astım gibi hastalıklara yol açabilir. Doğrusu ise günde bir iki diştir.
SİRKE:
Sirke ateşi düşürür. Sistit ve gut enfeksiyonlarını tedavi etmekte yararlı olabilir. Tuzla karıştırılarak içildiği zaman sistemi zehirden arındırır. Bal ile birlikte alındığında yüksek tansiyona,mide ülserine,bağırsak enfeksiyonlarına ve uykusuzluğa iyi gelir.
SOĞAN: 
Antiseptik, toksin atıcı, idrar söktürücü, kan dolaşımını düzenleyici, nefes açıcı, kolesterol, şeker ve tansiyon düşürücü özellikler sahiptir. Soğan, mide şişkinliklerini rahatlatır ve kabızlığı önler. Arı ve böcek sokmalarında bir dilim soğan acıyı alır. Soğan suyu yanıklara, kesiklere, hayvan ısırıklarına faydalı olur. Suyunun günde iki kere sürülmesi siğillerin kaybolmasına yardımcı olabilir.
TARÇIN:
İştah açar,bulantıyı giderir, ishali keser. Vücudu kuvvetlendirici özelliği vardır. Bağırsak gazlarına iyi gelir. Mikrop öldürücü etkisinden dolayı besin zehirlenmelerine karşı koruyucu rol oynar.
TUZ:
Vücudumuzdaki tuz oranı doğrudan doğruya hayati fonksiyonlarımıza yansır. Tuz oranının düşük olması bedensel ve zihinsel verimi düşüreceği gibi fazla olması da kan dolaşımını, özellikle beyindeki kan dolaşımını bozar. Tuzu dikkatli kullanın.
YOĞURT:
A,B,E vitaminleri,mineral tuzlar,kalsiyum,fosfor,magnezyum içerir. Her gün 125 gr yoğurt tüketmek hazımsızlık, mide ve bağırsak hastalıklarını önler. Cildi pürüzsüzleştirir, saçlara parlaklık verir. Süt şekerini laktik asite dönüştürdüğünden kalorisi düşüktür. Bundan dolayı beslenme uzmanları diyet yapan kişilere yoğurdu öneriyorlar.
ZENCEFİL:
Hindistan’dan yeryüzüne dağılmıştır. Thai,Çin,Hint yemeklerine
o büyülü tadı veren zencefildir. Parfüm sanayinde de zencefil kokusundan faydalanılıyor. Körpe kök ve sapları pişirilerek yendiği gibi yatıştırıcı ve gaz söktürücü ilaç olarak da kullanılır. İştah açıcıdır. Solunum yolları rahatsızlıklarında tavsiye edilir.
ZEYTİNYAĞI: Başta E olmak üzere A,D,K vitaminleri içerir.
Zeytinyağının bağırsak, idrar yolları, safra kesesi rahatsızlıklarında ve gastritin giderilmesinde etkisi vardır. Çocukların beyin gelişimini ve kemiklerinin güçlenmesini hızlandırır. Bu vitaminler sayesinde hücrelerin yenilenmesinde doku ve organların yaşlanmasını geciktirmede etkilidir. Cildi besler,saçları korur. İçerdiği linolenik asit sayesinde yağsız inek sütüne katıldığında(bir kaç damla)anne sütünden kesilmiş bebekler(dört buçuk aydan sonra) için ideal doğal besin olduğu söylenir. Zeytinyağının en önemli özelliklerinden biri de kalp, damar hastalıkları üzerindeki olumlu etkisidir. Kalp krizi riskini azalttığı gözlenmiştir.





